25 Temmuz 2025
Uykumdan aniden uyanarak evimin salonunda birbiriyle konuşan iki ses duydum. Yanımda kedim Kaju, ayak ucumda uyuyordu. Yatağıma oturur vaziyette sesleri dinlemeye başladım.
Sesler salondan geliyordu; yatak odamın içerisinden, yakından gelmiyordu. Robotik, boğuk, pek anlaşılmayan, radyo frekansına benzer, ara ara kesintili konuşmalardı.
Çok eski, farklı bir dil ile konuşuyorlardı. Bu dil, şu anki dünya üzerinde olmayan, konuşulmayan bir dil gibiydi. Sanki Mısır dönemine ait yerel bir dil olabileceği hissine kapılmıştım.
Onlar konuştukça bana Türkçe bilgi aktarılıyordu. Bir iç ses…Sanki aramızda telepatik bir bağlantı kurulmuş gibiydi. Onların dediklerini bu şekilde anlayabiliyordum.
Şunları söylediler: “Yanında kedi var. Kedi oradayken yaklaşamayız. Kediyi oradan almamız gerekir. Kediyi buraya alalım, yanımıza gelsin. Buraya gelmeli.” şeklinde cümleler kurdular.
Korkmuştum. Tedirgin bir şekilde yatağımda oturur vaziyette onları dinliyordum. Bir rüyanın içinde değildim; uyanmıştım ve her şey fazlasıyla gerçekti. Ben epey panik olmaya başlayınca gittiler.
